Onur Yaser Can davasında mütalaa açıklandı: 4 ceza, bir beraat talebi

İstanbul Şişli’de, 2010 yılında Onur Yaser Can’ın gözaltında çıplak aramaya maruz kalıp, işkence gördüğü için intihar ettiği iddiasına ilişkin 4 polis ve bir bilirkişinin “resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme” ve “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçlarından ayrı ayrı 17 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davaya devam edildi.

İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Onur Yaser Can’ın kız kardeşi Ezgi Sevgi Can ve taraf avukatları katıldı.

MÜTALAA AÇIKLANDI

Duruşmada, Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Mütalaada, Onur Yaser Can’ın üzerinde 10.8 gram esrar bulunduğu, 2 Haziran 2010’da “uyuşturucu madde bulundurmak” suçundan tahkikat yapılması talimatı verildiği ve gözaltına alındıktan sonra 3 Haziran 2010’da serbest bırakıldığı belirtildi.

Mütalaada, 23 Haziran 2010’da Onur Yaser Can’ın yüksekten düşme sonucu hastaneye kaldırıldığını ve sonraki gün hayatını kaybettiği anlatıldı.

Onur Yaser Can’ın vefat etmeden önce bıraktığı ve evde bulunan notta kendisinin soyulduğunu, çırılçıplak kaldığını, kartından işyeri numarası ve adresinin alındığı, serbest kaldıktan sonra tekrar arandığını ve çağrıldığını belirttiği aktarıldı. Önüne getirilen belgelerin imzalatıldığını belirttiği kaydedildi.

Mütalaada sanıklar Muhammet O., Onur Ü., Hakan A., Yunus B.’nin “iştirak halinde birden fazla resmi belgede zincirleme olarak resmi belgede sahtecilik” ve “resmi belgeyi bozma” suçlarını işlediğini belirtti. Mütalaada sanıkların toplamda 27 yıl 7 aya kadar cezalandırılması talep edildi.

BİLİRKİŞİ SANIK HAKKINDA BERAAT TALEBİ

Bilirkişi olan sanık Zafer Kökdemir’in hakkında gerçeğe aykırı bilirkişilik yapma, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçlarından kamu davası açıldığı, ancak sanığın diğer snaıklar ile irtibatını gösteren delil bulunmadığı belirtildi. Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme yönünden değerlendirme yapıldığı ancak söz konusu suçun gerçeğin meydana çıkmasını engellemeye yönelik eylemin bulunmadığının anlaşıldığı belirtilerek, sanık hakkında beraat kararı verilmesi istendi.

‘İĞNEYLE KUYU KAZA KAZA BU AŞAMAYA GELİNDİ’

Mütalaanın ardından söz alan müşteki Ezgi Sevgi Can, “Biz 13 yıldır iğneyle kuyu kaza kaza bu aşamaya gelindi. Annem babamın üst üste verilen takipsizlik kararı sonucunda, yüzümüze kapanan kapılar nedeniyle onların nasıl incindiğin, yıprandığının, sağlıklarının nasıl bozulduğunun tanığıyım. Evlat acısını biraz dindiren bir karar olsaydı annem ve babam şu an bizim aramızda olacaktı. Annem ve babamın hayatına mal olan mücadeleyle buraya gelindi. İlk defa yargı önüne çıktı bu sanıklar. Sanıkların suçu evrakta sahtecilik değildir. İşlence ve kötü muamele, intihara sürükleme ile ilgili suç duyurumuzu dikkate almanızı talep ediyorum. Hayatta kalma meselesi haline gelmiştir şu an adalet ihtiyacı. Sadece Onur Yaser Can ölmedi. Hatice Can ve Mevlüt Can da öldü” ifadelerini kullandı.

İŞKENCEYE İLİŞKİN SUÇ DUYURUSU TALEBİ HÜKÜMLE DEĞERLENDİRİLECEK

Mahkeme sanıklar hakkında “işkence ve intihara yönlendirme” suçlarından suç duyurusunda bulunulması talebinin hüküm ile birlikte değerlendirilmesine karar veren mahkeme, mütalaaya ilişkin beyanda bulunmaları için avukatlara süre verdi. Duruşmayı erteledi.

DURUŞMA SONRASI AÇIKLAMA

Duruşmanın ardından adliye önünde basın açıklaması yapıldı. Onur Yaser Can’ın kardeşi Ezgi Sevgi Can, mahkemenin işkence ile ilgili suç suyurusunda bulunma taleplerine ilişkin hüküm ile birlikte karar vereceğini belirterek, “13 yıldır hiçbir mahkemeye sunamadığımız, dikkate alınmayan elimizdeki narkotik büro giriş çıkışları gösteren kamera kayıtlarını mahkeme huzurunda izlettik. Kamera kayıtlarına göre, sanık polislerin aslında yıllardır yalan beyan Onur Yaser Can’ın yakalamasında bulunmadıkları, evrakta sahtecilikle ilgili iştiraklerini olmadıklarını, yalan beyanı kanıtlar nitelikte bir delil sunduk mahkemeye. Maalesef ne anneciğimi ne babacığım görebildiler bugünkü duruşmayı. Onların çok büyük emeği var. İğneyle kuyu kaza kaza bu noktaya geldik. İnanıyorum ki ben sadece evrakta sahtecilikten değil, asıl suçları olan işkence, eziyet ve intihara sürüklemeden de ceza alacak bu sanıklar. Biz sonuna kadar takip edeceğiz” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir